5
Oca

Filistin’e entelektüel bir bakış

   Yazan: tenkafesi   Kategori tahlil

 

Edward Said’in “Kimse Filistin’deki korkunç durumu onun kadar iyi anlatamadı” dediği Joe Sacco’nun Filistin adlı çizgi romanı İthaki Yayınları’nca nihayet Türkçeye kazandırıldı. Son zamanlarda çizgi roman dünyamızda NTV, April ve Everest gibi yayınevlerinin yayınladıkları çizgi roman kitaplarına bir yenisi daha eklenmiş oldu. 1990′ların başında Batı Şeria ve Gazze’de bulunarak ruhunda yer eden imgelerle kitabını oluşturan yazarın, ilk intifadaya ve Birinci Körfez Savaşı’na geri dönüşlerle aktardığı kitabı, 1996 yılında Amerika Kitap Ödülü’nü kazanmıştı. 

İkinci intifadanın sonlarına doğru birkaç ay Filistin ve İsrail’de kalarak gözlem yapan, yaşadıklarını da tarafsız kalarak gazetecilik gözüyle çizgi romanında anlatan gazeteci yazar Joe Sacco’nun, Footnotes in Gazza/Gazze’deki Dipnotlar adlı kitabı ise geçtiğimiz günlerde İngilizce olarak yayınlanmıştı. Yazarın Türk okuyucuları bu kitabın da çevrilmesini dört gözle bekliyorlardır. Çünkü Joe Sacco, sadece yaşadıklarını ya da gördüklerini olduğu gibi değil, Edward Said’in de dediği gibi “estetik bir gözlemle” aktarabilen, meselenin ne olduğunu bir gazeteci gibi haber gözüyle değil, estetik ve hissiyat açısından da bakabildiğinden, okuyucu ile kalpten bir köprü kuruyor. 

Kitabın iki önsözü var, ilk önsözde Filistinli asıllı entelektüel Edward Said’in şu sözleri dikkat çekici: “Sacco sağduyulu bir şekilde, militanlığa, özellikle de sloganlarla topluca sergilenen militanlığa prim vermiyor. Oslo sürecinin ardından artık parodiye dönüşmüş çözüm önerilerine de yanaşmıyor. Ama onun çizgileri, okuyucuyu, çektikleri ve uğradıkları haksızlıklar çok uzun zamandır hafife alınmış ve pek az siyasi ve insani çabaya neden olmuş bir halkın arasında uzunca bir süre misafir ediyor. Sacco’nun sanatı bizi orada alıkoyuyor; çok moda lafların ve mutlu sonların peşinde heyecanla koşmamıza mani oluyor. İşte belki de, Sacco’nun en büyük başarısı budur.” Naseer H. Azuri şöyle tanımlıyor kitabı: “Her sayfası, işgalin farklı yönlerini -ölümler, yaralanmalar, idari tutuklamalar, bürokratik tacizler, ölüm mangaları, zorla el koyulan topraklar, işkence vb.- ele alan bir makaleye eşdeğer.” Yazarın önsözünden de bir alıntı yapalım: “Barış sürecinin 1967′den beri İsrail’in işgali altında yaşayan Filistinlilerin hayatına somut bir fayda sağladığını söylemek zor. Aksine, topraklarına hâlâ el koyulmuş durumda, evleri hâlâ yıkılıyor, zeytin bahçeleri hâlâ sökülüyor. Hâlâ işgalci bir orduyla ve çoğunlukla işgal ordusunun müfrezesi gibi hareket eden yerleşimcilerle birlikte yaşıyorlar. İsrail’in Filistin ekonomisi üzerindeki baskıları ve ambargosu nedeniyle Filistinli işçilerin ve onların ailelerinin durumu bu kitabın yazıldığı zamankinden bile daha vahim. Bu talihsiz karışıma bir de Filistin Yönetimi’nin yolsuzluklarını ve kötü yönetimini ekleyin… 

Bu kitap, oraya vardığımda yatışmaya başlamış olan Birinci İntifada’yı anlatıyor. Bu satırları yazarkense İkinci İntifada gerçekleşiyor. Çünkü ne İsrail işgali ne de bir halkın diğerini ezmesinin yarattığı derin sonuçlar ortadan kalktı. Bu basit gerçek, yani İsrail işgali, uluslararası hukuk ve temel insan hakları bağlamında ciddiyetle ele alınmadıkça da İsrailliler ve Filistinliler birbirlerini kâh düşük yoğunluklu bir çatışmayla kâh intihar eylemleri ve savaş uçaklarıyla öldürmeye devam edecek.” 

Yaşam hakları elinden alınmış bir ülkeyi nasıl anlatabilirsiniz? Filistin, birinci intifada’nın devam ettiği 1991-92 yıllarında, Joe Sacco’nun Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerle geçirdiği iki aylık dönemi içermekle birlikte, Filistinlilerin gündelik hayatlarına ışık tutabilecekte bir eser. 

Her türlü işkencenin, aşağılanmanın, hor görülmenin, insanlık dışı muamelenin ve mahrumiyetlerin de görsel tasvirlerle çizgi romanda ifade edilmesi, Filistin’de olan sorunların temeline bir bakış kazandırabilmesi adına mühim. Zira duygusal açıdan ağır olan bu sorunları, ilginç bir tarz deneyerek, farklı biçimlerde okuyucuya anlatabilmek zor olsa gerek. Sacco’nun özellikle çocukların yaşadıkları duyguları, hisleri, anları, ölümleri ve yaralanmaları, idari tutuklamaları, bürokratik tacizleri, ölüm mangalarıyla yapılan hayat mücadelelerini, zorla el koyulan topraklar karşısında insanın çaresizliğini, işkenceleri çizgi roman dünyasında anlatabilmesi, Filistin’de yaşananları entelektüel bir alana taşımakla kalmamış, Filistinlilerin yaşadıklarını duyguyu, o atmosferi okuyucunun hafızasına taşımış. 

Sacco’nun hafızalara kazınan resimleri 

Sık sık kuşatma altında alınarak özellikle çocukların aç bırakıldığı bir ülkeyi nasıl çizebilirsiniz? Okuyucunuza nasıl hissettirebilirsiniz o duyguları?… Filistin’de olup bitenleri masaya yatırırken, meseleyi dramlaştırarak sadece belli başlı yollarla insanları Filistin’den haberdar etmek, toplum nazarında meseleyi sadece haber kategorisinde değerlendirilebilinir. Altı yaşında evinden ayrılan, Beyrut’un yanışını gözleriyle gören ama çaresizlikten içi burkulan şair Mahmud Derviş, Filistin’de yapılan katliamları, işlenen soykırımları şiirine konu edinerek, 30 dile çevrilen şiir kitaplarıyla tüm dünyaya seslenebilmiştir. 

filistin 

Bir bakıma tüm insanların gözü önünde yapılan bir işgalin şairidir Mahmud Derviş ve Filistin sorununa kazandırdığı entelektüel bakış açısı “işgali entelektüel alana taşıma”sı açısından mühimdir. Britanyalı yazar John Berger’in Filistin’e selam göndermesi ve “entelektüel dünyayı” göreve çağırması, Filistin’de yaşananları insanlık tarihinin en önemli sorunu haline getirebilmenin zeminini sağlamlaştıracaktır. Filistinli ünlü karikatür sanatçısı Naci selim el Ali’nin Filistin’i gösteren pusulası olan Hanzala karakteri, iç dünyamızda yer edinerek hayatımıza nasıl ki Filistin’i unutturmamışsa, hiç taş atmayarak nasıl vicdanları aynanın karşısına geçirmişse, Sacco’nun resimleri de hafızalarda kazınacak, vicdanları Gazze’ye taşıyacaktır. Hanzala taş atmaz ve her karikatürde arkası dönüktür. Bunun nedeni de şöyle açıklanacaktır: Çocuklar, kin nedir bilmezler. O yaşta bunu edinmeleri pek mümkün değildir zira. Ama İsrail, çocukları bile kinle öyle bir bilinçlendirmiştir ki; ufacık çocuk bile İsrail’in Filistin’e gönderdikleri füzelere imzalar atabilir, resimler çizebilir. Sacco simülasyondan çıkıp hakikate doğru adım atmakla, insanları gerçekle tanıştırmanın vicdani sorumluluğunu üstlenmiş ki, çizimlerinde Filistinlilerin hakları için verdikleri mücadelenin ne kadar sınırlı ve yetersiz olduğunu anlatmaya çalışan barış aktivistleri bile hayal kırıklığından beslenen bir alaycılıkla yerlerini alıyorlar. 

Amerika’nın gelmiş geçmiş tüm hükümetlerine, politikasına ve eylemlerine azılı muhalif bilim adamı olarak tanıdığımız Noam Chomsky’nin, intifada sırasında haksızca öldürülen ve yaralanan Filistinlilerin İsrailli insanlara oranının 15′e 1 olduğunu söylemekte çekinmemesi, vicdanının sesini dinlemesi, duyarsız halkların nezdinde işgalin derecesinin boyutunu da değiştirecektir. Joe Sacco’nun da yaptığı, Edward Said’in deyişiyle düşman bir dünyanın sınırları içinde anlamsızca dolaşarak ve bekleyerek kaygı dolu hayatların, umutların tükenişinin, mutsuzlukların etkilerinin hafifleten ya da normalmiş gibi algılatabilen imge kullanımları yok. Bu dehşet verici durumu, Sacco’nun resimleriyle hayal dünyanızda canlandırabilirsiniz. Çünkü o, önceden senaryosu hazır bir hikâye peşinde koşan gazeteci rolünde ya da gerçekleri yakalayıp politikalar üretmeye çalışan bir yazar rolünde değil, işgalin, yağmanın, vahşetin tam ortasında vicdanları aynaların karşısına çıkaran bir ruh rolünde… 

Şairlerin Gazze’si 

Amerikalı şair May Swenson, büyük bir kaybın ardından duyulan derin üzüntü için şunları söylüyor: “Sevilmiş olanın ardından yas tutmayın. Onun gibi olmayı deneyin.” Onlar gibi olabilmenin yollarını araştıran şair Adem Turan’ın hazırladığı, İlke Yayıncılıktan çıkan Şairlerin Gazze’si kitabı, okuyucularla buluştu. 

Hayalleri gerçekleştiğinde yüzünü dönecek Hanzala’nın düşlerinden, Filistinli çocukların sapanlarıyla söyledikleri türkülere, Gazze’ye yakılmış ağıtlardan, tanklara, füzelere, bombalara karşı söylenen türkülerin toplandığı bir kitap Şairlerin Gazze’si. Filistinli şair Mahmud Derviş’in “Ben aslında kendimi yazmak, çiçekleri yazmak böceklerden bahsetmek isterim. Ama bunlardan bahsedebilmek için öncelikle özgür olmam gerekir. Benim özgür olabilmem için de öncelikle ülkemin özgür olması gerekir” deyişindeki özgürlüğün yürekten haykırılması Şairlerin Gazze’si. 

sairlerin gazzesi 

İşte şiirlerinde Gazze’yi konu edinen, yürekten haykıran şairler: Mehmet Râgıp Karcı, Nurettin Durman, Metin Önal Mengüşoğlu, Cahit Koytak, Abdülkadir Budak, Arif Ay, Olcay Yazıcı, A. Vahap Akbaş,  Mustafa Özçelik, Ahmet Efe, Ferman Karaçam, Rıdvan Canım, Haydar Ergülen, Recep Garip, Yaşar Bedri, Bestami Yazgan, Mevlüt Ceylan, İbrahim Eryiğit, Şeref Akbaba, Adem Turan, Celâlettin Kurt, Nurullah Genç, Gökhan Akçiçek, Müştehir Karakaya, Şinâsi Tepe, Tayyip Atmaca, Hasan Akçay, Şaban Abak, Mürsel Sönmez, İlhâmi Atmaca, İsmail Karakurt, Cengizhan Orakçı, Hüseyin Akın, Hicâbi Kırlangıç, Mevlâna İdris, İrfan Yıldız, Ali Emre, Hakan Albayrak, Özcan Ünlü, Ali Ayçil, Mehmet Can Doğan, Mehmet Kurtoğlu, Mustafa Oğuz, Orhan Tepebaş, Bünyamin K, İbrahim Tenekeci, Sıddık Ertaş, Yunus Nadir Erarslan, Mehmet Aycı, Selçuk Küpçük, Suavi Kemal Yazgıç, Fatma Esti, Muammer Yavaş, Mustafa Uçurum, Selahattin Yusuf, Ünsan Ünlü, Vural Kaya, Akif Kuruçay, M. Ali Köseoğlu, Mehmet Şâmil, Onur Caymaz, Serkan Türk, Mehmet Şah Erincik, Mustafa Celep, Alper Gencer, Hüseyin Cahid Doğan, Esra Elönü, Said Ercan, Cahid Efgan Akgül, Elif Bilge Doğan, Eyyüp Akyüz. 

Filistin’i entelektüel alana taşıyabilmenin sorumluluğunu alabilmek, daha fazla insanı işgalden haberdar etmek, etmeye çabalamak demektir. Filistin’i şiirde, hikâyede, tiyatroda, sinemada, çizgi romanda, kısacası edebiyatın vesilesiyle hayatın her alanında taşımak, insanlığı Gazze’ye savaşın ortasına çağırmak, o anı, o ruhu yaşatmak gibidir. Bu bağlamda gerek bedeniyle, gerek ruhuyla şu an insanlık Filistin’de buluşuyor. 

Yardım konvoyları sadece yardım götürmüyorlar, aynı zamanda medeniyetleri de bir araya getiriyorlar. Umarız bu buluşmalar, barışın vesilesine, kuşların özgürlüğe uçabilmesine vesile olur. 

http://www.milligazete.com.tr/makale/filistine-entelektuel-bir-bakis-148691.htm 

Yunus Emre Tozal 

Milli Gazete, 5 Ocak 2010

05 Ocak 2010, 11:53 tarihinde tahlil kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


2 comments so far

adem turan
 1 

çok güzel bir çalışma olmuş. teşekkürler sevgili yunus emre tozal. attığın bu yürekten taşlar, bir israilliyi bulacaktır mutlaka!

05 Ocak 10 Saat 23:37
mukaddes
 2 

Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun gerek gazze gerekse başka yardıma ihtiyacı olan insanlar veya ülkeler için en azından oradaki zorlukları hissedebilmek ve üstlenmemiz için hazırlanmış olan kitap”ŞAİRLERİN GAZZESİ ”
GERİDE KALANLARIN TÜRKÜSÜ adlı kitabı kaleme alan syn:adem turan hocamızda ve müslüman kardeşlerimiz için hayra vesile olan kardeşlerimizden Allah razı olsun.Kitap anlatılmakla anlanılmaz okumakla anlanılır.Eminim duyarlı kardeşlerimiz bu kitaba ulaşacaklardır…

08 Ocak 10 Saat 19:26

Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz