24
Nis

Hakkımda

   Yazan: tenkafesi   Kategori

başkaldırı1

Ben bir yaprağım. Hüzün dalında doğan, okyanuslarda sevgiliye varma sevdası ile gezinen bir yaprak…

Küçüklüğümü hatırladığımda, küçücük bir çiğ tanesi, bir tomurcuk olduğum aklıma gelir. Ne kadar küçük olsam da içimde bir adem, bir alem taşıdığımın farkındaydım… Yüreğimin içine sızacak gün ışığını bekliyordum…

Güneşi ilk defa görünce gözlerim kamaştı… Ne kadar da büyüleyici ve besleyiciydi benim için bir bilseniz…

Örümceklerin ağlarıyla çevremi kuşattığından beridir, bakamaz oldum güneşe. Oysa güneş besliyordu beni, güneşle hemhal oluyor, güneşle beraber kaçıyorduk karanlıkdan… Sabredip çözeceğim yüreğimi saran örümcek ağını, beni sarartmasına izin vermeyeceğim kimsenin…
Okyanusları aşabilme merakı ile düşmeye karar verdim, sonbaharda toprağa… Üzerime konan kelebekle beraber oynarken bir gün, düştüm soğuk toprağa… Bedenimin çiğnenmesinden korkuyor, bir an önce melteme kapılarak uzaklaşmak istiyordum kalabalıklardan…

Çöllerden geçiyorum… Mecnunun ayak izine sürüyorum yüreğimi… Mecnunu yakan aşk beni de yakıyor ıssız çöl geceleri…

Ve…
Uçurumların kıyısına sürüklendim fırtınada… Denize savurdu okyanusları aşma sevdası -sevgiliye varma sevdası- beni… Dalgalara kapılarak okyanuslara varmanın hayalleri ile tutuşuyorum. Rüyamda orada bekleyenim olduğunu görmüştüm küçükken… Hep hayal ettiğim bekleyenime kavuşmak için sabırsızlanıyor, boylu boyunca uzanıyorum suyun üzerine…

Okyanusları aşabilme arzusu ile yanıyorum… Umudumun üzerine gelen köpüklerden kurtulup umut ateşininin cemresine giriyorum…

Yüreğimi değdirdiğim korlar, güller açacak okyanusları aşabildiğim gün…

Yunus Emre Tozal

Hakkında

1985 İstanbul Süleymaniye doğumlu olan genç yazar, küçükken Ankara Çubuk Kuran Kursu’nda hafızlık eğitimi aldı. Şu an Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Harita Mühendisliği bölümü öğrencisi olan Yunus Emre, yazı hayatına küçükken babasının teşvikleriyle başladı.

Babasının teşvikleriyle ilkokulda Altınoluk Dergisi’nin çocuklar için çıkardığı Yuvamız dergisiyle, Ortaokulda Diriliş dergisini okuyarak büyüdü.

Lisedeyken Akabe Vakfı’nda yayınlanan Umut Gençliği Bülteni’ni çıkardı. Otuzuncuharf Dergisi’nin mutfağında bulundu, İBB Gençlik Meclisi’nin desteğiyle çıkarılan İstanbul GençLink (http://www.istanbulgenclink.com/) Dergisinin editörlüğünü yaptı.

Dergâh, Virgül, Ay Vakti, Turuncu, Genç, Otuzuncuharf  gibi çeşitli sanat, edebiyat ve düşünce dergilerinde yazılar yazdı, yazmaya devam ediyor. Yeni Şafak, Milliyet, Star gibi çeşitli gazetelerin kitap eklerinde kitap tahlilleri yapıyor.

Bir dönem İnsan Yayınlarında musahhih olarak çalışan Yunus Emre, televizyon izlemiyor. Kalemi kutsal bir simge olarak görüyor. Kütüphane ile hemhâl olmanın mutluluğu içinde yaşıyor. Kitaplara kendinden bir parçaymış gibi muamele ediyor.

Nisan 2008′den beridir Milli Gazete’de köşe yazıları yazmakta.

Aylık çıkmaya başlayan Ayraç Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi‘nin editörü. (http://www.ayracdergi.org/)

Medeniyetleri buluşturan şehirler hakkında araştırmalar yapan Yunus Emre, İstanbul, Şam, Bosna-Hersek, Mostar, Kudüs, ve Endülüs’e hayran. Düşünce ve medeniyet ağrılıklı yazılar yazıyor. İstanbul’da oturan Yunus Emre, Şam’ı ve Bosna-Hersek’i ziyaret etti. Endülüs’e gidip medeniyetin düşünsel eylemde şahlandığı Kurtuba’yı ziyaret etmenin hayallerini kuruyor.

Yazılarını www.tenkafesi.com adlı şahsi sitesinde yayımlıyor.

Alnımızdaki uyuşukluğu giderir mi tufanlar
Gözlerimizde saçaklar oluşur mu güneşten önce biz doğarsak
Yağmur yağarken kollarımızı açıp göğe bakınca
Her şey düzelir mi?